21 Ocak 2013 Pazartesi

Cereme: Part 1

    Bu yazımda sizlere acı dolu, dram dolu bir öyküden bahsedeceğim. Başlıktan da anladığınız üzere katlanılan bir durum var ortada. Akılsız başın cezasını midenin çektiği tuhaf bir öykü bu aynı zamanda. Her neyse, şimdi sizlere daha fazla laga luga yapmıyor, okuyup ibret almanız için cümleleri parmaklarımın ucundan salıyorum.



   Sıcak bir ağustos günüydü. her zamanki gibi geç uyanmıştım. O günlerde dershane yeni başlamıştı ve başladığı gün ben "bu sene çok çalışacağım" diye kendime söz vermiştim. Fakat bu sözü henüz uygulamaya koymamış, geceleri internette film, dizi izleme alışkanlığımı yenememiştim. Yani tamamen bu nedenle geç kalkmıştım.
 

    Babam çok uyumamızı istemez ve her baba gibi çocuklarının ders çalışmasını ister. Dolayısıyla bir önceki paragraftaki durum, neden sonuç olarak babamı karşıma almama yetiyordu. O güne kadarki on yıllık eğitim hayatım boyunca da pek memnun edememişimdir zaten babamı. Babam o sabah rahatsızlığını dile getirdi ve ufak bir tartışma oldu, ben de sinirlenip çıkıp gittim. Zaten daha önceden o gün için arkadaşımla sözleşmiştim. Sadece biraz daha öne almam gerekti buluşmayı.


    Asansöre bindim, saate baktım. 14 sularındaydı. Normalde akşam ezanından önce evden çıkmayan bir allahsız olduğumdan bu benim için rahatsız edici bir durumdu. Kulaklığımı taktım, yürümeye başladım.

Ufak tren yolculuğundan sonra indim. Suadiyeden caddebostana yürüdüm. Güneş tepedeydi, buluştuğumuz an gölge bir yere sığınırız diye düşünüyordum. Ama buluşunca hay anasını! dedim içimden. Çünkü arkadaşım, "yürüyelim, ayaklarımı denize sokacağım" gibi yersiz isteklerde bulunuyordu. "Hay sikicem bugün başıma geleni, kızım salak mısın akşam içicez, güneşin altında ne işimiz var, ölürsün" gibi vazgeçirme çabalarında bulunduysam da isteğinden vazgeçiremedim. O başına gelecek talihsiz durumdan bihaber inatçı tavırlarını sergiliyor, ben gecenin sonunu görüp içten içe bize acıyordum.


                                                 sıcak olmak. kurak olmak.

15 Temmuz 2012 Pazar

Saygısızca Konuşurdum

olsan sen mekkede yüce bir duvar
attırsa göbeğin zemzemden pınar
balyozla gelir o duvarı yıkar
annen aleyhinde saygısızca konuşurdum

tesadüfen girsen ah ortamıma
hem karşılık olarak yaptığına
hem üstünde deşarj olmak adına
seni alıkoyup kanun namına
annen aleyhinde saygısızca konuşurdum





5 Mayıs 2012 Cumartesi

gel artık

aylar evvel tez elden tükendi biletleri
bitirdi parayı hep aç bıraktı bizleri
"new album" tanıtımı maymunlu klipleri
olsun sen gel yine de gel megadeth konseri

geçmişin var adın var, thrashin var şanın var
lütfen bizim konseri eski parçalarla kar
karmasan da olur ha! sensin bana sadık yar
gel sen artık bekletme gel megadeth konseri


4 Mayıs 2012 Cuma

yine anlıyorum

güneşli günün ikindi vakti
sen varsın aklımda
karşımdaki balkonda
o müthiş nezih gıdınla
karıştırıyorsun aklımı
benliğime işleyen
o takı şıngırtınla
yine yürüyorsun bir gün
moda sokaklarında
arkandan gelip kavuşuyorum sana
şayet yavaş yürüyorsun
gıdınla salınaaa salına
dokunuyorum omzuna
öpüyorum elini
peygamberine kavuşmuş sahabi gibi
mutlulukla doluyorum
oracıkta bir banka oturup
romatizmalarına dokunuyorum (ovuyorum)
ve yine
bir kez daha anlıyorum
suhandan teyze
seni seviyorum